Binlerce kişiyi ilgilendiriyor! Komisyonda kabul edildi

Teklife göre, basit usulde vergilendirilen mükelleflerin kazançları gelir vergisinden istisna tutulacak. “Küçük esnaf” olarak ifade edilen ve 850 bin civarında olan bu mükellef grubunun kazançlarının istisna edilmesiyle yıllık beyanname vermemeleri sağlanacak.

KAZANÇ İSTİSNASI

Sosyal içerik üreticiliği ile mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliğinde kazanç istisnası getirilecek. Buna göre, internet ortamındaki sosyal ağ sağlayıcıları üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticilerinin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştirenlerin elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden elde ettikleri kazançlar gelir vergisinden istisna tutulacak. Bu istisnadan yararlanmak için Türkiye’de kurulu bankalarda bir hesap açılması ve bu faaliyetlere ilişkin tüm hasılatın bu hesap aracılığıyla tahsil edilmesi gerekecek.

Bankalar, bu kapsamda açılan hesaplara aktarılan hasılat tutarı üzerinden, aktarım tarihi itibarıyla yüzde 15 oranında gelir vergisi kesintisi yapmak ve Gelir Vergisi Kanunu’nun “muhtasar beyanname” ve “vergi tevkifatının yatırılması” başlıklı maddelerindeki esaslar çerçevesinde beyan edip ödemekle yükümlü olacak.

günü akşamına kadar verebilecek. Bu düzenleme, 2022 yılı vergilendirme dönemine ilişkin verilecek beyannamelerden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

Bir takvim yılında elde edilen gelirler, şubat ayının başından 25. günü akşamına kadar yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilecek. Bu madde de 2022 yılı vergilendirme dönemine ilişkin verilecek beyannamelerden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

Basit usulde beyanname verilmesinin madde metninden çıkarılmasına ilişkin hükmü, 1 Ocak 2021 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

Yıllık beyanname ile bildirilen gelir üzerinden tahakkuk ettirilen gelir vergisi, şubat ve haziran aylarında olmak üzere iki eşit taksitte ödenecek. Bu madde, 2022 yılı vergilendirme dönemine ilişkin verilecek beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

Cari vergilendirme dönemi içindeki üç, altı ve dokuz aylık periyodlar üçer aylık dönemler itibarıyla geçici vergi dönemleri kabul edilecek.

Bu düzenleme, 2022 yılı vergilendirme dönemine ilişkin verilecek beyannamelerden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

ELEKTRONİK ORTAMDA VERGİ DAİRESİ KURULABİLECEK

Vergiye uyumlu mükelleflerin vergi indirimden yararlanma koşulu olan “indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile önceki iki yılda haklarında tarhiyat yapılmamış olması” koşulu, yapılan tarhiyatların kesinleşmesine bağlı olacak. Söz konusu süre içinde kesinleşen tarhiyatın indirim tutar sınırının yüzde 1’inden az olması durumunda da indirimden yararlanma şartları ihlal edilmemiş sayılacak.

Yapılan tarhiyatın indirimden yararlanıldıktan sonra kesinleşmesi durumunda yararlanılan indirimin mükelleften geri alınmasına ilişkin hüküm, madde metninden çıkarılıyor. Kesinleşmiş tarhiyat bulunmaması kuralı, vergi beyannameleriyle sınırlandırılacak. 1 Ocak 2022 tarihinden itibaren verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

Fiziki ortamdan bağımsız olarak elektronik ortamda vergi dairesi kurulabilecek. Elektronik ortamda kurulan vergi dairelerinin diğer vergi dairelerinin şubesi olarak belirlenerek mükelleflere hızlı ve etkin hizmet verilebilmesinin sağlanması, vergi dairesince yapılan işlemlerin elektronik ortamda kurulan vergi daireleri tarafından da yerine getirilmesini temin edecek düzenlemeler yapma konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığına yetki verilecek.

Gelir İdaresi Başkanlığının görev alanına ilişkin işlerde hizmet alımı yoluyla çalıştırılanlar ile hizmet alımı yapılanların ortak ve yöneticileri de öğrendikleri sırlar ve gizli kalması gereken diğer hususlar açısından yasaklara, bu görevlerinden ayrılsalar dahi uymak zorunda olacak.

Yabancı ülkelerde bulunan Türk vatandaşlarına yapılacak tebligatlar, Gelir İdaresi Başkanlığına gönderilmeksizin, vergi dairesi başkanlıkları veya defterdarlıklarca doğrudan yurt dışı temsilciliklerine gönderilecek.

3 bin 600 Türk lirasından fazla vergi veya vergi cezasına taalluk ettiği takdirde, ilan yazısı Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi daireleri açısından Gelir İdaresi Başkanlığının, diğerleri için ilgili idarenin resmi internet sitesi üzerinden de duyurulacak.

Bu düzenleme, 1 Temmuz 2022’de yürürlüğe girecek.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, mükelleflerin bildirmeye mecbur olduğu bilgilerin, kamu kurum ve kuruluşları tarafından Bakanlığa yazılı veya elektronik olarak bildirilmesi durumunda, bu bildirimi mükelleflerce yapılmış bildirim olarak kabul etmeye, bu şekilde kabul edilecek bildirimleri faaliyet konusu, gelir unsuru ile mükellefiyet, vergi, iş yeri ve şirket türlerini ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak tespit etmeye ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olacak.

Fiziki ortamda tutulan defterlerde bulunan tasdik zorunluluğuna benzer şekilde, Hazine ve Maliye Bakanlığının, Ticaret Bakanlığı ile müştereken veya kendisinin belirlediği usul, esas ve süreler dahilinde söz konusu defterler için berat alınması veya defterlerin onaylanması tasdik hükmünde sayılacak. Berat alınması ve onay işlemlerinde belirlenen usul, esas ve sürelere uyulmaması halinde ise defterlerin tasdik ettirilmemiş kabul edilecek.

Mükelleflere kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgelerin vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılması uygulaması kapsamına elektronik belge olarak düzenlenmesi gereken belgeler de dahil edilecek.

60 GÜNLÜK MÜHLET

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi ile yararlanılması yeminli mali müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibrazı şartına bağlanan muafiyet, istisna, zarar mahsubu ve benzeri konularda, tasdik raporunun ilgili mevzuat ve mezkur maddenin üçüncü fıkrasındaki süre içerisinde ibraz edilmemesi durumunda, mükellefe tebliğ edilmek şartıyla 60 günlük bir mühlet verilecek, bu süre içinde verilmesi halinde tasdik raporu zamanında verilmiş sayılacak.

Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenler ile defter tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabı ve çiftçiler, söz konusu Kanun kapsamındaki belgeleri düzenleme zorunluluğu bulunmayanlara yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları mallar için işi yapana veya malı satana imzalatacakları gider pusulası düzenlenecek.

Gider pusulası, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami 7 gün içinde düzenlenecek, bu süre içerisinde düzenlenmeyen gider pusulası hiç düzenlenmemiş sayılacak.

Kanun teklifiyle bazı durumlarda gider pusulası yerine kabul edilebilecek belgelere ilişkin düzenlemeler de hayata geçiriliyor. Bu kapsamda maddede öngörülen hallerde banka, ödeme kuruluşu ve PTT tarafından düzenlenen belgeler ile Kanun uygulamasında belge düzenleme yükümlülüğü bulunmayan kamu kurum ve kuruluşlarının tabi oldukları diğer ilgili mevzuat dahilinde düzenledikleri belgeler gider pusulası yerine kabul edilecek; bu hallerde mükellefler tarafından ayrıca gider pusulası düzenlenmesine gerek kalmayacak. Bu madde, düzenlemenin yayım tarihini takip eden ayın başında yürürlüğe girecek.

VERGİ MAHREMİYETİ HÜKÜMLERİ, YETKİLİ ORTAK, YÖNETİCİ VE ÇALIŞANLARA DA UYGULANACAK

Düzenlemeyle söz konusu Kanun’a, “elektronik defter beratı” ve “elektronik muhasebe fişi” tanımları ekleniyor. Buna göre, elektronik defter beratı, elektronik ortamda tutulan defterlere ilişkin olarak Gelir idaresi Başkanlığı tarafından belirlenen standartlara uygun bilgileri içeren ve Gelir idaresi Başkanlığı tarafından onaylanmış elektronik dosya; elektronik muhasebe fişi ise şekil hükümlerinden bağımsız olarak Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenen standart ve içeriğe uygun olarak elektronik ortamda düzenlenen, imzalanan, muhafaza ve ibraz edilebilen muhasebe fişine ait elektronik kayıtlar bütünü şeklinde tanımlanıyor.

Teklifle, mükelleflerin defter ve belgelerini elektronik ortamda ibraz edilebilmesine imkan sağlanırken, vergi mahremiyetine ilişkin hükümlerin elektronik defter, belge ve kayıtların oluşturulması, imzalanması, iletilmesi ve saklanması hususlarından herhangi biri için hizmet verme konusunda yetkilendirilen mükelleflerin ortak, yönetici ve çalışanları hakkında da uygulanması imkanı getiriliyor.

Hazine ve Maliye Bakanlığınca, tutulması ve düzenlenmesi zorunlu defter, kayıt ve belgelerin, mikro film, mikro fiş veya elektronik bilgi ve kayıt araçlarıyla yapılması veya bu kayıt ortamlarında saklanmasının yanı sıra mikro film, mikro fiş veya elektronik bilgi ve kayıt araçlarıyla ibraz edilmesine de izin verilmesi veya zorunluluk getirilmesi için yetki veriliyor.

MALİYET BEDELİNE DAHİL EDİLECEK GİDERLER

Düzenlemeyle Vergi Usul Kanunu’ndaki iktisadi kıymet değerlerinin değerleme ölçütleri arasına “alış bedeli” de ekleniyor.

İktisadi kıymetlerin değerleme ölçüsü olarak dikkate alınan “maliyet bedeli” tanımına girmesi zorunlu olan ve olmayan unsurlar kapsamlı sayılarak söz konusu Kanun’a dercediliyor.

Mükelleflere, iktisadi kıymetin (emtia hariç) iktisap edilmesi veya değerinin artırılmasıyla ilgili özel tüketim vergisi, indirilemeyecek katma değer vergisi, banka ve sigorta muameleleri vergisi ile kaynak kullanımını destekleme fonunu, maliyet bedeline dahil edebilme veya genel giderler arasında gösterebilme serbestliği getiriliyor.

Teklifle, Kanun’a değerleme ölçüsü olarak eklenen “alış bedeli”, bir iktisadi kıymetin satın alma bedeli olarak tanımlanıyor. Buna göre, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesiyle ilgili diğer giderler alış bedeline dahil edilmeyecek.

YENİDEN DEĞERLEME ORANI DÜZENLEMESİ

Vergi Usul Kanunu’nda yapılan değişiklikle “Enflasyon düzeltmesi, yeniden değerleme oranı ve yeniden değerleme” başlığı düzenleniyor. Buna göre, tam mükellefiyete tabi ve bilanço esasına göre defter tutan gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri, enflasyon düzeltmesi yapanlar ile kayıtlarını TL dışında başka bir para birimiyle tutmalarına izin verilenler hariç, enflasyon düzeltmesi yapma şartlarının gerçekleşmediği hesap dönemlerinin sonu itibarıyla bilançolarına dahil bulunan amortismana tabi iktisadi kıymetlerini ve bunlar üzerinden ayrılmış olup bilançolarının pasifinde gösterilen amortismanları, kanun teklifinde belirlenen şartlar doğrultusunda yeniden değerleyebilecek.

Yeniden değerleme yapılacak yılın ekim ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Yİ-ÜFE’de meydana gelen ortalama fiyat artış oranı, yeniden değerleme oranı olarak dikkate alınacak.

Geçici vergi dönemleri itibarıyla yapılacak değerlemede esas alınacak yeniden değerleme oranı ise bir önceki yılın Kasım ayından başlamak üzere; 3, 6 ve 9’uncu aylarda bir önceki 3, 6 ve 9 aylık dönemlere göre Yİ-ÜFE’de meydana gelen ortalama fiyat artış oranı esas alınmak suretiyle belirlenecek.

Yeniden değerlemede iktisadi kıymetlerin değerinde meydana gelen değer artışı, yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin her birine isabet eden değer artışı ayrıntılı olarak görünecek şekilde bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında gösterilecek.

İktisadi kıymetlerini bu fıkra kapsamında yeniden değerlemeye tabi tutan mükellefler bu kıymetlerini, yeniden değerleme sonrasında bulunan değerleri üzerinden amortismana tabi tutmaya devam edecek.

Pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışı tutarının, sermayeye ilave edilme dışında herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen kısmı, bu işlemin yapıldığı dönem kazancı ile ilişkilendirilmeksizin bu dönemde gelir veya kurumlar vergisine tabi tutulacak.

Yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması halinde, bunlara isabet eden pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışları aynen amortismanlar gibi muameleye tabi tutulacak.

Her yılın yeniden değerleme oranı ancak o yıla ait değerlemede nazara alınabilecek.

AMOSTİSMANIN SÜRE BAKIMINDAN UYGULANMASINA YÖNELİK USULLER

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi ile amortismanın süre bakımından uygulanmasına yönelik usullere yenileri ekleniyor.

Dileyen mükellefler, amortisman işlemine, işletme aktifine yeni kaydedilecek iktisadi kıymetler için bunların kullanıma hazır olduğu tarihte başlayıp ve her bir hesap dönemi için kıymetin aktifte kaldığı süre kadar, gün esasına göre amortisman ayırabilecek.

Sürenin gün olarak hesaplanması için Hazine ve Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilen faydalı ömür süreleri, 365 ile çarpılacak. Mükellefler, belirlenen faydalı ömürlerden kısa olmamak üzere amortisman süresini, her yıl için aynı nispet olmak kaydıyla belirleyebilecek. Bu süre Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenen sürenin 2 katını ve 50 yılı aşamayacak. Mükellefler bu tercihlerini, iktisadi kıymetin envantere alındığı geçici vergi dönemi sonu itibarıyla kullanacak. Bu şekilde belirlenen amortisman süresi ve oranı, izleyen dönemlerde değiştirilemeyecek.

Amortisman hesaplanmasına başlandıktan sonra bu hesaplama şeklinden vazgeçilemeyecek.

Teklifle, yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlunun ödemediği dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük olan alacaklara ilişkin azami bir tutar belirlenerek, bu konudaki belirsizlik gideriliyor.

Şüpheli alacak hükümleri, işletme hesabı esasında defter tutan mükellefler açısından da uygulanabilecek.

MEVCUT UYGULAMADAKİ TEREDDÜTLÜ HUSUSLAR GİDERİLİYOR

Teklifle, amortismana tabi malların satılmasında mevcut uygulamadaki tereddütlü hususlar gideriliyor.

Satılan iktisadi kıymetlerin yenilenmesi veya benzer mahiyetteki bir iktisadi kıymetin iktisabı, işin niteliğine göre zorunlu bulunur veya bu hususta işletmeyi idare edenlerce karar verilmiş ve teşebbüse geçilmiş olursa, satıştan doğan kar, satışın yapıldığı tarihi takip eden üçüncü takvim yılının sonuna kadar pasifte geçici bir hesapta tutulabilecek. Bu süre içinde satılan iktisadi kıymetlerin yenilenmesi veya benzer mahiyetteki bir iktisadi kıymetin iktisabı gerçekleşmezse, geçici hesapta tutulan kar, satışın yapıldığı yılı takip eden üçüncü takvim yılının kar ve zarar hesabına eklenecek.

Yangın, deprem, sel, su basması gibi afetler yüzünden tamamen veya kısmen ziyaa uğrayan amortismana tabi iktisadi kıymetler için alınan sigorta tazminatı ile ziyaa uğrayan amortismana tabi iktisadi kıymetlerin yenilenmesi veya benzer mahiyetteki bir iktisadi kıymetin iktisabı işin niteliğine göre zorunlu bulunur veya bu hususta işletmeyi idare edenlerce karar verilmiş ve teşebbüse geçilmiş olursa tazminat fazlası, bilanço esasına göre defter tutan mükellef tarafından üçüncü takvim yılının sonuna kadar pasifte geçici bir hesapta tutulabilecek.

Pasifte geçici bir hesapta tutulan tazminat fazlası, finansal kiralama yoluyla edinilenler de dahil olmak üzere, iktisap edilen bir veya birden fazla kıymetin ayrılacak amortismanlarına mahsup edilecek.

yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar, usulsüzlükte cezanın; kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren 2. yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezası yüzde 50, usulsüzlük cezası yüzde 25 oranında artırılarak uygulanacak. Artırım tutarı kesinleşen cezadan, kesinleşen birden fazla ceza olması durumunda tutar itibarıyla en yükseğinden fazla olamayacak.

Kağıt ortamında yapılan, tutulan kayıt ve defterlere yönelik olarak kayıt nizamına ilişkin hükümlere uyulmaması durumunda kesilecek cezalar ile elektronik kayıt ve defter uygulamalarındaki kayıt nizamına uyulmaması fiillerine uygulanacak cezaların aynı mahiyette olması ve bu fiillere karşılık olarak birinci derece usulsüzlük cezası kesilmesi temin edilerek uygulamada yaşanan tereddütler giderilecek.

ÖZEL USULSÜZLÜK CEZASI

Teklifle gider pusulasının hiç düzenlenmemiş sayıldığı durumlara bağlı olarak özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi temin edilecek.

Tasdik kapsamına alınan konulara ilişkin ibraz edilmesi gereken yeminli mali müşavir tasdik raporunun, belirlenen sürede ibraz yükümlülüğünü yerine getirmeyen mükellef adına özel usulsüzlük cezası kesilecek.

Belge basımıyla ilgili bildirim görevini belirlenen sürede yerine getirmeyen ya da bildirimi eksik veya hatalı yapan matbaa işletmecilerine 1400 lira özel usulsüzlük cezası verilecek.

Özel usulsüzlük cezası, bildirimin belirlenen sürenin sonundan başlayarak 30 gün içinde yapılması ya da eksik veya hatalı yapılan bildirimin aynı süre içinde tamamlanması, düzeltilmesi durumunda yarı oranında uygulanacak.

Yeminli mali müşavir tasdik raporunun belirtilen sürede ibraz edilmemesi durumunda, tasdik raporu ibraz şartı getirilen mükellef adına 50 bin liradan az ve 500 bin liradan fazla olmamak üzere, yararlanılması tasdik raporunun ibrazı şartına bağlanan tutarın yüzde 5’i nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilecek.

USULSÜZLÜK VE ÖZEL USULSÜZLÜK CEZALARI

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi ile ihtilafların azaltılması ve vergisel süreçlerde etkinliğin artırılması için 5 bin Türk lirasını aşan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarına ilişkin uzlaşma talep edilebilmesi ve bu tutarı aşmayan usulsüzlük cezaları içinse Vergi Usul Kanunu’nda belirtilen indirim oranının yüzde 50 artırımlı olarak uygulanması sağlanıyor.

Mükellefler, usulüne uygun yürürlüğe konulmuş bir çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması hükümlerine aykırı olarak vergilendirildiği veya bu şekilde vergilendirileceğine ilişkin kuvvetli emareler bulunduğu iddiasıyla anlaşmanın “karşılıklı anlaşma usulü” hükümlerine göre Gelir İdaresi Başkanlığına başvurabilecek.

Yapılan başvuruya konu talebin reddi veya diğer akit devletin yetkili makamı ile anlaşmaya varılamaması durumunda, bu durum bir yazıyla mükellefe tebliğ edilecek. Mükellef, yazının tebliğ edildiği tarihten itibaren kalan dava açma süresi içerisinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabilecek. Dava açma süresi, 15 günden az kalmışsa bu süre yazının tebliği tarihinden itibaren 15 gün olarak uzayacak.

Teklifle karşılıklı anlaşma usulü başvurusunun neticelendirilmesine ilişkin düzenleme getiriliyor. Buna göre, başvurunun Gelir İdaresi Başkanlığı ile diğer akit devletin yetkili makamı arasında anlaşmaya varılarak sonuçlandırılması halinde durum mükellefe bir yazı ile tebliğ edilecek. Yazının tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde mükellefin varılan anlaşmayı kabul edip etmediğini, Gelir İdaresi Başkanlığına bildirecek. Mükellef bu süre içinde bildirimde bulunmadığı takdirde, varılan anlaşmayı kabul etmemiş sayılacak. Anlaşma sonucunun kabul edilmemesi veya kabul edilmemiş sayılması durumunda, 30 günlük sürenin bitiminden itibaren dava açma süresi yeniden işlemeye başlayacak ve vergi mahkemesi nezdinde dava açılabilecek.

Söz konusu vergi ve cezalar, düzeltme işleminin mükellefe tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 ay içerisinde ödenecek. Düzeltme işlemine konu verginin tamamı ile cezaların yarısının bu süre zarfında ödenmesi halinde, cezanın yarısı indirilecek.

MÜKELLEFLERİN UZLAŞMA TALEBİNE İLİŞKİN DÜZENLEMELER

Kanun teklifi, başvuru öncesi açılan davalar ve uzlaşma talebine ilişkin düzenlemeler de içeriyor.

Mükellef, yaptığı başvurudan önce dava açmışsa dava, karşılıklı anlaşma usulü başvurusu sonuca bağlanmadan vergi mahkemelerince incelenmeyecek. Dava herhangi bir sebeple incelenir ve karara bağlanırsa karşılıklı anlaşma başvurusuna ilişkin sonuç dikkate alınacak. Anlaşma sonucu, idare tarafından yargı mercilerine bildirilecek. Karşılıklı anlaşmanın vaki olmaması halinde, durdurulmuş olan davanın görülmesine, vergi mahkemesinde devam edilecek.

Uzlaşma talebinde bulunmuşsa uzlaşma, karşılıklı anlaşma usulü başvurusunun sonuca bağlanmasına kadar ertelenecek. Mükellef, anlaşmanın sonucunu beklemeksizin uzlaşma hakkını kullanmayı talep ettiği takdirde başvurusundan vazgeçmiş sayılacak ve uzlaşmanın vaki olduğu durumda, diğer akit devlete yönelik düzeltme talebi hariç, tekrar karşılıklı anlaşma usulü başvurusunda bulunamayacak.

Karşılıklı anlaşma sonucuna göre, Türkiye’de düzeltme yapılmasının gerekmesi durumunda, anlaşma sonucu, kanunun zamanaşımı hükümlerine bakılmaksızın uygulanacak.

Mükellefin, başvurusunu geri çektiği durumda, kanunun diğer hükümleri kapsamındaki başvuru hakları saklı kalacak. Karşılıklı anlaşma usulüne başvurulması, tahakkuk eden vergi ve cezaların tahsilatını durdurmayacak.

Bu düzenlemeler, 1 Ocak 2022 tarihinden itibaren yapılacak başvurulara uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

Mükelleflerin istemeleri halinde, ilk kez yeniden değerleme yapacakları hesap döneminden önceki hesap döneminin sonu itibarıyla bilançolarına kayıtlı bulunan taşınmazlar ile amortismana tabi diğer iktisadi kıymetlerini, hükümlere uymak koşuluyla yeniden değerleyebilmelerine imkan sağlanacak. Bu madde, 1 Ocak 2022 tarihinde yürürlüğe girecek.

DAMGA VERGİSİ İSTİSNASI

Yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıkları, (YİKOB), Damga Vergisi Kanunu uygulamasında resmi daire kapsamına alınacak.

Damga Vergisi Kanunu’nda “Ticari ve medeni işlerle ilgili kağıtlar” başlıklı bölümünde yapılan düzenlemelerle, teminatlı sermaye piyasası araçlarının ihracında işlem maliyetlerinin azaltılması sağlanıyor. Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında teminat yöneticisinin taraf oldukları dahil olmak üzere, sermaye piyasası araçlarının ihracına konu teminatlara ilişkin düzenlenen makbuz ve kağıtlara damga vergisi istisnası yapılacak.

Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerde yazılı genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idarelerine, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıklarına, belediyelere ve köylere yapılacak bağışlara ilişkin olarak, ilgili idare ile bağışlayanlar arasında düzenlenen kağıtlara damga vergisi istisnası sağlanacak.

Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesi kapsamında vergilendirilen kazançlara konu teslim ve hizmetler katma değer vergisinden istisna edilecek.

Kanunda yer verilen II sayılı listedeki mallar için belirlenen oranları ve oranlara esas özel tüketim vergisi matrahlarının alt ve üst sınırları 3 katına, III sayılı liste B cetvelindeki mallar için asgari maktu vergi 3 katına kadar çıkarılabilecek.

ATV VE UTV’YE AYNI ORANDA VERGİLENDİRME

Fiziksel ve teknik özelliklerine göre gümrük tarife cetvelinin farklı pozisyonlarında yer alan ATV (All Terrain Vehicle/her türlü arazide kullanılan araç) ve UTV (Utility Task Vehicle/çok amaçlı hizmet aracı) isimli araç tiplerinin aynı oranda vergilendirmeleri sağlanacak.

Ayrıca motor silindir hacmine ve özel tüketim vergisi matrahına göre farklı oranlarda vergilendirilen motorlu karavanlarda vergilendirmeye esas tek bir oran belirleniyor.

Bankacılık Kanunu’nda yapılan düzenleme ile varlık yönetim şirketlerine kuruldukları takvim yılı ve bunu izleyen 5 yıl süresince uygulanan damga vergisi, harç ve KKDF istisnası sürekli hale getirilecek, söz konusu şirketlere tanınan banka ve sigorta muameleleri vergisine ilişkin istisna kaldırılacak. Bu madde, 1 Ocak 2022 tarihinde yürürlüğe girecek.

KURUMLAR VERGİSİ KANUNU’NDA DEĞİŞİKLİK

Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklikle, nakdi sermaye artışından kaynaklanan faiz indirimi müessesesiyle şirketlerin sermaye yapısı güçlendirilerek, özkaynakla finansman teşvik ediliyor.

Buna göre, nakdi sermaye artışlarının, yurt dışından getirilen nakitle karşılanan kısmı için oran yüzde 75 olarak uygulanacak.

Kurumlar Vergisi beyan sürelerinde düzenlemeye gidilen teklifle, Kurumlar Vergisi beyannamesi, hesap döneminin kapandığı ayı izleyen üçüncü ayın birinci gününden yirmi beşinci günü akşamına kadar mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine verilecek.

Bu iki düzenleme, 2022 yılı vergilendirme dönemine ilişkin verilecek beyannamelerden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

Yatırım teşvik belgesi bazında yapılan yatırım harcamasına yatırıma katkı oranının uygulanmasıyla belirlenen tutarın yüzde 10’luk kısmı, Kurumlar Vergisi beyannamesinin verilmesi gereken ayı takip eden ikinci ayın sonuna kadar talep edilmesi şartıyla, ÖTV ve KDV hariç olmak üzere tahakkuk etmiş diğer vergi borçlarından terkin edilmek suretiyle kullanılabilecek. Bu madde, 1 Ocak 2022 tarihinden itibaren yapılacak yatırım harcamalarına uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

İHDAS

Teklife ihdas edilen maddeyle 1 Ocak 2022’de yürürlüğe girmesi öngörülen konaklama vergisinin yürürlük tarihi 1 Ocak 2023’e ertelendi.

Maddenin görüşmeleri sırasında söz alan CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı, konaklama vergisinin sektöre zarar vereceğini savunarak, “Bu verginin ertelenmesi değil tümden kaldırılması taraftarıyım.” diye konuştu.

AK Parti Antalya Milletvekili İbrahim Aydın, salgının olumsuz etkileri nedeniyle konaklama vergisinin yürürlük tarihinin ertelendiğini belirtti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir